Hasbiotech Satış ve Pazarlama Toplantısı 1-2 Haziran tarihlerinde gerçekleştirildi.

1-2 Haziran 2017 tarihleri arasında satış ekibi için düzenlenen “ Satış & Pazarlama” eğitim toplantısı bu yıl, Hilton Kozyatağı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşmacı olarak yer alan, EISTI- Paris Öğretim Üyesi İktisat Politikası Profesörü Dr. Kenan Mortan aşağıdaki konulara değindi:

 “…DÜNYA gazetesi, “Türkiye’nin En Önemli 9 Meselesi”ni soruşturduğunda (01.06.2017) “Sağlık” konusunun yer almadığını görüyoruz. Yok, çünkü sağlık artık insanoğlunun ayrılmaz bir parçası haline geldi, bütçede savunma ve sağlık gideri doğal ve tartışılmaz 2 parametreye dönüştü. Böyle olmakla, sağlık sektörünün işi kolaylaşmadı, zorlaştı. Zira insanların beklenti çıtası yükseldi. İş, sıtma tedavisinden, aile planlamasına, hayatın her alanında tüketilen bir “Gripin” ilacı kolaylığının çok ötesine vardı. Patent alarak ya da royalty ödeyerek ilaç üretimi artık ülkede dönemini doldurdu. Milli gelirin %7-8 büyüklüğüne (70-75 milyar $) ulaşmış bir sağlık sektörünün alameti farikası dünyadan alınma ilaç üretme izinleriyle bu yüzyılda yol alınması çok zor. 

“…Hasbiotech” i nasıl tanımlıyorum?

Bir toplantı, ya da buluşmaydı, Dr.med, Phar. Dr. Seyfullah Dağıstanlı ile bir araya gelmem.

Şu soruyu sorduğumu hatırlıyorum: Piyasada farklılaşmak adına jenerik ilaç mı üretmeyi planlıyorsunuz? 

Cevap:  “Hayır” dı,  Orijinal bir molekülde, innovasyon yoluyla en geç 2023’de bizi global oyuncu yapacak bir duruş ve çabanın içindeyiz…

Kabul edelim ki,  bu türden bir tümceyi duymaya ne ben, ne de Türkiye çok alışkın değil. 

Global oyuncu olmak, başta Türkiye İlaç Kurumu olmak üzere FDA ve EMA gibi sağlık otoritelerinden ruhsatlandırma almak demektir. Bu kabul aynı zamanda bu ilacın (ya da ilaçların ) uluslararası piyasalarda satışıdır. İddialı bir savdır ama, İsveç başbakanlarından Olof Palme’ nin dediği gibi  “Ütopyalar seyredilen bir kutup yıldızı değil, gerçekleştirmek için vardırlar”.  

“…Pazarlama hemen herkesin iyi/ kötü yapabileceği bir iş. İşin ölçütünü en iyi pazarlama alt bilim dalının  – eğer böyle bir bilim dalı varsa –  babası olarak bilinen Philip Kotler ( doğ. 1931) verir: Nasıl pazarlama yaptığınız önemli değil, kuruluşça belirlenmiş bir pazarlama stratejisine dayalı olarak nasıl pazarlama yaptığınız önemlidir!” 

Ülkede sık yaşanmaz,  6 ailenin 15 ferdinin sinerjisiyle ortaya çıktığını öğrendiğim Hasbiotech ailesi, en az bir ilaçta global oyuncu olmayı hedefliyor ve öngörülür bir sürede 1 milyar $’lık ihracat amaçlıyor.  Böylesi bir kuruluşta kapıdan/kapıya ilaç pazarlaması yapmak yerine, Hasbiotech kurumsal kimliğinin öne çıkması gerekir.  

 Yenilikçi uygulamalar,  NASA’nın 1961’de aya çıkma kararı gibi bir misyon işidir, misyon da misyoneri gerektirir. Bu yüzden Hasbiotech’ de ilaç temsilcilerinin “reprezant” kimliğinden çok öte bir  “uç beyi” sorumlulukları vardır.  

“…İlaç üretiminde teknoloji işbirliği yapılan Küba işe başka bir boyut kazandırıyor!”  Küba “az gelişmiş ülke”  olarak tanımlanıyor.

Acaba öyle mi?

1963’ ten bu yana 60 ülkeye 30.000 doktor ihraç eden – evet yanlış okumadınız, ithal değil, ihraç eden – 1991- 2008 döneminde 51 orijinal ilaç ruhsatlandırması alan, milli geliri, ülkemizin sadece on ikide biri ve kişi başına sadece 6000 $ geliri olmasına karşılık, hayat ümidinin 80 yaş olduğu, yaz olimpiyat oyunları madalya sıralamasında dünyada ilk 20 arasına giren bir “gelişmiş ülke” ile karşı karşıyayız.

Küba örneği, ekonominin kalkınmışlık göstergesini kişi başına gelirden ibaret gören sığ anlayışın artık terk edilmesi gerektiğini gösteriyor.  

Hasbiotech’ in teknoloji işbirliği yapmayı hedeflediği Küba, yetkin bir örnek. Kanımca tokmağı çalınan kapı çok doğru bir adreste.

Küba ile Türkiye arasında 1996’da imzalanmış olan “Sınai İşbirliği Anlaşması” aslında siyasetin iyi ve yerinde yapılması halinde ne denli olumlu sonuçlar yarattığının iyi bir örneği. 

“…Yatırım yeri, Kayseri mi olmalıydı?”

Kayseri, yatırım örnekleriyle hep Türkiye’yi şaşırttı… 40’lı yıllarda, Kayseri Tayyare Fabrikası, uçak yapma hedefiyle yola çıktı ve bu işte yol aldı ancak ne var ki, 50’li yıllarda Marşal Yardımı günlerine gelindiğinde bu fabrikanın kapısına kilit vuruldu, adı “Uçak Bakım” a dönüştü. Kayseri girişimcisi için “Tayyare Fabrikası”  örnek bir olaydır… 11.Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah Gül’ün babası, rahmetli Hacı Ahmet Hamdi Gül’ de uçak üreten bu fabrikanın torna ustalarındandır.

Sanayi nabzı Kayseri’de tıknefes atarken, 80’li yıllarda yaratılan “Hacılar Sanayileşmesi” kendi başına bir başka ekonomi hadisesidir. O denli önemlidir ki, ODTÜ’ de bir doktora tezine konu olmuştur.

Nihayet, Kayseri’ linin birbirine tutkunluğu, iki Kayseri’ linin bir araya geldiğinde ulusal sporumuz olan  “kasaba dedikodusu”   yapmak yerine, “şirket kurmasından” bilinir.

Bu anlamda çok bilinmez ama Erciyes Üniversitesi, üniversite ve sanayi işbirliğinde Anadolu’daki ilk ve iyi örneklerindendir. Eminim, yatırım yeri kararını Kayseri OSB olarak vermiş Hasbiotech, bu zihni altyapıdan az/çok, ama yararlanacaktır. Bütün bunlar bir yana, Kayseri’de açılacak ve orijinal ilaç üretecek, daha doğru ifade ile bio-benzer değil bir ‘bio-teknoloji üssü’ olarak Hasbiotech, Kayseri girişim dünyasına ve halkına hak ettiği yeni bir ‘öğünme hakkı” olanağı verecektir.          

“…Frenkçe bir deyiş, “Geleceği öngörebilmek onun yaratımında yer almaktır” diyor. 2023’ de inovasyonla bio-teknolojiye yönelmeyi hedef bilmiş Hasbiotech üretim ailesinin, bu yaratım sürecinde başarılı olması doğal. Hedef doğru olunca, üstünde yürüdükleri bu menzil onları bu hedefe nasılsa kavuşturacak, ben bu yolculukta onlara “uğurlar olsun” diliyorum. 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir