Küba’nın Biyoteknoloji Devrimi

Fortune Dergisi tarafından Maida Mauri Pérez ile yapılan röportajda.

Mayda Mauri Pérez, Türkiye’deki Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) benzeri bir Küba kuruluşu olan Bio-CubaFarma’nın direktörüdür.

Mayda Mauri Pérez’in Fortune dergisine verdiği röportajda, Küba’nın dünya farmasötik devlerinin ilgisini çektiğini vurgulayan Mayda Mauri Pérez, 1992 ve 2008 yılları arasında Kübalı bilim insanları tarafından 51 ilaca ilişkin 103 klinik araştırma gerçekleştirildiğini söylüyor.

Pérez, Küba’nın farmasötik sektöründeki teknolojik ilerlemesini şu şekilde anlatıyor:

“Küba, lokal olarak üretilen birçok jenerik ilacıyla güçlü bir biyoteknoloji endüstrisine sahip. Küba’nın Menenjit B Aşısı 15 ülkeye ihraç ediliyor ve geliştirilen yeni adjuvanlarla (bağışıklık tepkisini arttırmaya yardımcı ajan) kullanılan aşıların etkinliğini arttırmak planlanıyor. Küba’da IV enfeksiyon çok düşük (yüzde 0.1). Biz, HIV virüsünün anneden çocuklara geçişini engelleyen bir ülkeyiz. Her Kübalı ihtiyaç duyduğunda gerekli tedaviye erişebiliyor. Buna karşın, kanser ve kardiyovasküler hastalıklar Küba’da başlıca ölüm nedenlerinden. Diğer taraftan, Küba Kanser Aşı Programı Moleküler İmmünoloji Merkezi (CIM) bünyesinde sekiz terapötik aşının altısının klinik araştırmaları sürüyor. Havana İmmünoassay Merkezi (CIE) ondokuz farklı hastalığı teşhis edebilen, izleyebilen ve değerlendirebilen otuz üç tanı testine sahip. Kübalı çocukların, otuz üç farklı aşının sağladığı geniş koruma altında dünyada en çok aşıya sahip olduklarını söyleyebilirim.”

Küba’nın birçok ülkeye biyoteknoloji altyapısı ve “know-how” transferi gerçekleştirdiğini ve bunların ihtiyaçlarını lokal olarak karşılayabildiğini belirten Mayda Mauri Pérez, Türkiye’nin bu ülkeler arasında bulunduğunu ifade ediyor ve ekliyor:

“Hasbiotech ile birlikte Türkiye’ye teknoloji transferi üzerinden orijinal yeni molekül ortaklığı gerçekleştiriyoruz. Son yıllarda biyoteknoloji alanında diğer ülkelerle ortaklıklar kurmaya başladık. Küba’da üretilen ve pazarda bulunabilen Akciğer Kanser Aşıları olan CimaVax ve Racotumomab’ın klinik araştırması, özel bir anlaşmayla Amerika’nın seçkin enstitülerinden biri olan Roswell Park tarafından gerçekleştirilecek. Bunun yanında, yetkili merciler, intralezyonal uygulanan ve Diyabetik Ayak Ülseri tedavisinde kullanılan rekombinan Epidermal Büyüme Faktörünün klinik araştırmalarının Birleşik Devletlerde 2014’te yapılmasını onayladı. Rusya ve Çin’le biyoteknoloji alanında stratejik işbirliği anlaşmaları imzaladık.”

Küba, 1980’lerin başından bu yana eğitim programına başlayarak profesyonel bir bilimsel altyapı oluşturdu ve bunu biyoteknolojide gelişme stratejisi izledi. 1981’de spesifik olarak başlatılan “Biyolojik Cephe” projesi altında farklı alanlardan bilimsel kurumlar dahil edildi. 1980 ve 1990 arasında, Küba’da, Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi (CIGB), Laboratuvar Hayvanları Üretim Merkezi (CENPALAB), Ulusal Biyopreparasyon Merkezi (BIOCEN) ve İmmünoloji Araştırma Merkezi ve Moleküler İmmünoloji Merkezi (CIM) gibi önemli bilim merkezleri kuruldu. Ek olarak, biyoteknoloji endüstrisine eklenecek şekilde mevcut kurumlar şekillendirildi.

Fortune Turkey Pharmaceuticals 2016 – Industry Explorations

Hasbiotech, “İlaç Sektöründe Ar-Ge ve İnovasyon Ödülü” aldı.

Ekonomize Dergisi, her yıl geleneksel olarak düzenlediği ve bu yıl 8’incisini gerçekleştirdiği Ekonomi, Siyaset ve İş Dünyası Zirvesi Ödül Töreni ile kutladı. İlaç sektöründe sürdürülebilir çalışmalar yapan şirketimiz Hasbiotech, “İlaç Sektöründe Ar-Ge ve İnovasyon Ödülü” aldı.

Siyaset ve iş dünyasından seçkin davetlilerin katıldığı derginin Ankara Rixos Otel’de düzenlenen 8’inci yıl kutlamasında; Kalkınma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Av. Yusuf Coşkun ve Ekonomize Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Kadir Gürbüz tarafından takdim edilen “İlaç Sektöründe Ar-Ge ve İnovasyon Ödülü” Genel Müdürümüz Dr. Seyfullah Dağıstanlı’ya teslim edildi.

Kayseri’den dünyaya açılan Hasbiotech’e, dünya çapında kalite ödülü…

‘Liderlik’, ‘Kalite’, ‘Yenilik’ ve ‘Mükemmellik’ ilkelerine olan katkısı Türk Firması Hasbiotech’e dünyanın en prestijli kalite ödülü olarak kabul edilen 2016 yılı ‘Uluslararası Kalite Ödülü’nü getirdi. Frankfurt’ta uluslararası liderlerin katıldığı törende ödülünü alan Hasbiotech,   ülkemizin gururu oldu.

Dünyada kalite kültürü bilincinin oluşmasına öncülük eden Business Initiative Directions (BID) tarafından, kendi alanlarında kaliteye önem veren ve 117 ülkede faaliyet gösteren lider kuruluşlara her yıl ‘International Arch of Europe Awards’ adı altında ‘Gold’, ‘Diamond’ ve ‘Platinum’ kategorilerinde ödül verilmektedir. BID Ödül Komitesi tarafından, üniversiteler, ticaret odaları ve büyükelçilikler gibi saygın kuruluşlardan da görüş alınarak gerçekleştirilen ve aylar süren aday belirleme çalışmaları sonuçlandırıldı ve Türk Firması Hasbiotech, dünyanın en prestijli kalite ödülü olarak kabul edilen 2016 yılı ‘Uluslararası Kalite Ödülü’ne ‘Gold’ kategorisinde layık görüldü.

Bu yıl 29. kez verilen Uluslararası Kalite Ödülleri, InterContinental Frankfurt Kongre Salonunda 72 ülkenin katılımı ile sahiplerini buldu. BID Başkanı Jose E. Priedo, Kayseri’den dünyaya açılma başarısı gösteren Hasbiotech’in ödülünü, firmayı temsilen Onkoloji Satış & Pazarlama Müdürü Dr. Buğraer Aslan’a takdim etti.

Dr. Buğraer Aslan, uluslararası liderlerin katılım sağladığı törende yaptığı konuşmada; global ve yenilikçi bir yaklaşımı kendine misyon edinen Hasbiotech’in iş geliştirme çalışmaları ile ilaç sektöründe dünya oyuncusu olmaya hazırlandığını ifade etti. Bu misyon dahilinde Küba başta olmak üzere bir çok ülke ile ortak yenilikçi projeler geliştirildiğini belirten Dr. Buğraer Aslan, “En önemli hedeflerimizden biri; Türk uzmanlar tarafından Türkiye’de geliştirilmiş yerli molekül ilaçları dünyaya pazarlamaktır. Hasbiotech olarak dünyanın en prestijli katile ödülü olan 2016 Yılı ‘Uluslararası Kalite Ödülü’ne layık bulunmak, ülkemizi ve bizleri gururlandırırken, doğru yolda emin adımlarla ilerlediğimizi bir kez daha gösterdi” dedi.

2009 yılında biyoteknoloji alanında faaliyet göstermek üzere kurulan Hasbiotech, HAS Grup’un en genç ve dinamik firması konumunda. HAS Grup, 1989 yılında yüzde yüz yerli sermaye ile Kayseri’de çelik kablo üretmek üzere kuruldu ve bugün enerjiden inşaata, mobilyadan otomotive çok sayıda sektörde faaliyet gösteriyor ve 5 kıtada 100’e yakın bölgeyi kapsıyor. Ayrıca, HAS Grup bünyesindeki 4 firma, İstanbul Sanayi Odası’nın belirlediği Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasında yer alıyor. Türkiye’ye ‘Gold’ kategorisinde International Arch of Europe Ödülü’nü getirme başarısı gösteren Hasbiotech ise Türkiye’de genellikle çokuluslu şirketlerin tekelinde olan ilaç sektöründe tamamen yerli sermaye ile kurulmuş olması itibari ile farkını ortaya koymaktadır. Özel çalışma alanlarına yoğunlaşan Hasbiotech, tıpta karşılanmamış ihtiyaçlara odaklanarak diyabete bağlı kronik yara tedavisi, akciğer kanserinde terapötik aşının yanı sıra önümüzdeki yıllarda geliştirmeyi hedeflediği Onkoloji’de tanı kiti, Kardiyoloji’de miyokart enfarktüsünden ölümü engelleyen ürünler ile dikkatleri üzerine çekmeyi başardı.

BID tarafından bu yıl Hasbiotech’e verilen  ‘Uluslararası Kalite Ödülü’nü Türkiye’den çeşitli kategorilerde şimdiye kadar Doğuş Holding, Abdi İbrahim İlaç, Garanti Yatırım gibi kendi alanında en büyük ve önemli firmalar layık bulundu.

Cumhurbaşkanımızdan Hasbiotech’e Ödül…

4 Aralık 2016 tarihinde Kayseri Sanayi Odası tarafından düzenlenen; yaptıkları yatırımlarla ihracata, istihdama ve kalkınmaya katkı sağlayan köklü şirketlere ödüllerinin verildiği törene de katılan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında;

‘Marifet iltifata tâbidir, müşterisiz mal zâyidir’ atasözüne atıfta bulunarak, “Bu ilkeden hareketle, odamızın üyesi olarak yarım asırlık bu çınarın serpilmesinde katkısı olan firmalarımıza, takdir ve teşekkürlerimizin bir nişanesi olarak bugün ödüllerini tevdi ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan; Türkiye’de Biyoteknolojik ilaç sektörüne yönelik aktif maddeden itibaren üretim yapacak ilk yatırımlardan olması nedeniyle, Hasbiotech adına Yönetim Kurulu Üyemiz Sn. Alper Özkaya’ya ödülünü takdim etti.

Ref:
https://www.tccb.gov.tr/yurt-ici-ziyaretler/354/65223/kayseri.html
http://www.tccb.gov.tr/haberler/410/65214/bir-devletin-asil-gucu-insandir.html
http://www.kayso.org.tr/haber/12229/50-yilimizi-cumhurbaskanimizin-katilimlariyla-kutladik.html

Hasbiotech, İEİS ve Biyoteknolojik İlaç Platformu Üyesi…

Şirketimiz 1964 yılında kurulan ve ilaç sektörünün çalışma koşullarını iyileştirmek, sağlık politikalarının gelişmesine katkıda bulunmak gibi önemli amaçlar doğrultusunda faaliyet gösteren ve sektöre önemli katkıları olan İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası’na 3 Ocak 2017 tarihi itibariyle üye olmuştur. Vizyonu Türkiye’de Türk uzmanlar tarafından bulunacak yerli molekülü dünyaya pazarlamak olan Şirketimiz İEİS’in faaliyetlerine katkı sağlayacak olmaktan memnuniyet duymaktadır.

İEİS ile olan işbirliğimiz kapsamında Şirketimiz, İEİS koordinasyonunda, İEİS üyesi olan ve olmayan ilaç firmalarının katılımıyla oluşturulmakta olan “Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu”nun da üyesi olmuştur. Türkiye Biyoteknolojik İlaç Platformu’nun biyoteknolojik ilaçların ülkemizde geliştirilmesi ve üretilmesi ile hastaların ilaca erişiminin kolaylaştırılmasına ve dış ticaret açığını azaltarak ekonomiye katkı sağlayacak çalışmalar yapacağına inancımız tamdır.Ref:
http://www.ieis.org.tr/ieis/tr/news/1112/yeni-uyelerimiz

4. Ulusal Hastane ve Kurum Eczacıları Kongresi

Eczacılık mesleğinin gelişen ve yenilenen yönlerini, bilimsel ve güncel bilgiler doğrultusunda değerlendirme fırsatı bulacağınız, mesleki sorunların irdeleneceği ve yetkili kurumlara çözüm önerileri sunarak mesleki gelişmeye katkıda bulunabileceğiniz 4. Ulusal Hastane ve Kurum Eczacıları Kongresi 8-12 Mart 2017 tarihleri arasında Hilton Dalaman’da gerçekleşecektir.

Bu kongrede; kapsamı ve hizmet alanı genişleyen eczacılık uygulamalarına değinerek, diğer sağlık çalışanları ve diğer paydaşlarımız ile birlikte tedavinin ve kurumsal işleyişin ve faaliyetlerin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar tartışılacaktır.

Hasbiotech İlaç San. Ve Tic. A.Ş. olarak kongre süresi boyunca giriş katındaki A19 numaralı standımızda sizleri ağırlamaktan mutluluk duyacağız.

TÜKED 2017 Bilimsel Program

3. İLAÇ VE ECZACILIK KONGRESİ

Ülkemizin, bölgesel bir güç olması adına stratejik bir öneme sahip olan ilaç ve ilaç sanayisinin, gelecekte karşı karşıya kalabileceği fırsat ve tehditlerin bilimsel temelli olarak ortaya çıkarılması ve sürdürülebilir geleceğin inşası için düzenlenen kongrede Genel Müdürümüz Sn. Dr. Seyfullah Dağıstanlı ”Biyobenzerden Biyoinnovasyona” başlıklı sunumunda, Şirketimizin orijinal molekülü Türkiye’den dünyaya pazarlama hedefini ve bunun için öngörülen basamakları aktarmıştır.

Program http://ivekkongre.com/eng/

Hasbiotech Satış ve Pazarlama Toplantısı 1-2 Haziran tarihlerinde gerçekleştirildi.

1-2 Haziran 2017 tarihleri arasında satış ekibi için düzenlenen “ Satış & Pazarlama” eğitim toplantısı bu yıl, Hilton Kozyatağı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşmacı olarak yer alan, EISTI- Paris Öğretim Üyesi İktisat Politikası Profesörü Dr. Kenan Mortan aşağıdaki konulara değindi:

 “…DÜNYA gazetesi, “Türkiye’nin En Önemli 9 Meselesi”ni soruşturduğunda (01.06.2017) “Sağlık” konusunun yer almadığını görüyoruz. Yok, çünkü sağlık artık insanoğlunun ayrılmaz bir parçası haline geldi, bütçede savunma ve sağlık gideri doğal ve tartışılmaz 2 parametreye dönüştü. Böyle olmakla, sağlık sektörünün işi kolaylaşmadı, zorlaştı. Zira insanların beklenti çıtası yükseldi. İş, sıtma tedavisinden, aile planlamasına, hayatın her alanında tüketilen bir “Gripin” ilacı kolaylığının çok ötesine vardı. Patent alarak ya da royalty ödeyerek ilaç üretimi artık ülkede dönemini doldurdu. Milli gelirin %7-8 büyüklüğüne (70-75 milyar $) ulaşmış bir sağlık sektörünün alameti farikası dünyadan alınma ilaç üretme izinleriyle bu yüzyılda yol alınması çok zor. 

“…Hasbiotech” i nasıl tanımlıyorum?

Bir toplantı, ya da buluşmaydı, Dr.med, Phar. Dr. Seyfullah Dağıstanlı ile bir araya gelmem.

Şu soruyu sorduğumu hatırlıyorum: Piyasada farklılaşmak adına jenerik ilaç mı üretmeyi planlıyorsunuz? 

Cevap:  “Hayır” dı,  Orijinal bir molekülde, innovasyon yoluyla en geç 2023’de bizi global oyuncu yapacak bir duruş ve çabanın içindeyiz…

Kabul edelim ki,  bu türden bir tümceyi duymaya ne ben, ne de Türkiye çok alışkın değil. 

Global oyuncu olmak, başta Türkiye İlaç Kurumu olmak üzere FDA ve EMA gibi sağlık otoritelerinden ruhsatlandırma almak demektir. Bu kabul aynı zamanda bu ilacın (ya da ilaçların ) uluslararası piyasalarda satışıdır. İddialı bir savdır ama, İsveç başbakanlarından Olof Palme’ nin dediği gibi  “Ütopyalar seyredilen bir kutup yıldızı değil, gerçekleştirmek için vardırlar”.  

“…Pazarlama hemen herkesin iyi/ kötü yapabileceği bir iş. İşin ölçütünü en iyi pazarlama alt bilim dalının  – eğer böyle bir bilim dalı varsa –  babası olarak bilinen Philip Kotler ( doğ. 1931) verir: Nasıl pazarlama yaptığınız önemli değil, kuruluşça belirlenmiş bir pazarlama stratejisine dayalı olarak nasıl pazarlama yaptığınız önemlidir!” 

Ülkede sık yaşanmaz,  6 ailenin 15 ferdinin sinerjisiyle ortaya çıktığını öğrendiğim Hasbiotech ailesi, en az bir ilaçta global oyuncu olmayı hedefliyor ve öngörülür bir sürede 1 milyar $’lık ihracat amaçlıyor.  Böylesi bir kuruluşta kapıdan/kapıya ilaç pazarlaması yapmak yerine, Hasbiotech kurumsal kimliğinin öne çıkması gerekir.  

 Yenilikçi uygulamalar,  NASA’nın 1961’de aya çıkma kararı gibi bir misyon işidir, misyon da misyoneri gerektirir. Bu yüzden Hasbiotech’ de ilaç temsilcilerinin “reprezant” kimliğinden çok öte bir  “uç beyi” sorumlulukları vardır.  

“…İlaç üretiminde teknoloji işbirliği yapılan Küba işe başka bir boyut kazandırıyor!”  Küba “az gelişmiş ülke”  olarak tanımlanıyor.

Acaba öyle mi?

1963’ ten bu yana 60 ülkeye 30.000 doktor ihraç eden – evet yanlış okumadınız, ithal değil, ihraç eden – 1991- 2008 döneminde 51 orijinal ilaç ruhsatlandırması alan, milli geliri, ülkemizin sadece on ikide biri ve kişi başına sadece 6000 $ geliri olmasına karşılık, hayat ümidinin 80 yaş olduğu, yaz olimpiyat oyunları madalya sıralamasında dünyada ilk 20 arasına giren bir “gelişmiş ülke” ile karşı karşıyayız.

Küba örneği, ekonominin kalkınmışlık göstergesini kişi başına gelirden ibaret gören sığ anlayışın artık terk edilmesi gerektiğini gösteriyor.  

Hasbiotech’ in teknoloji işbirliği yapmayı hedeflediği Küba, yetkin bir örnek. Kanımca tokmağı çalınan kapı çok doğru bir adreste.

Küba ile Türkiye arasında 1996’da imzalanmış olan “Sınai İşbirliği Anlaşması” aslında siyasetin iyi ve yerinde yapılması halinde ne denli olumlu sonuçlar yarattığının iyi bir örneği. 

“…Yatırım yeri, Kayseri mi olmalıydı?”

Kayseri, yatırım örnekleriyle hep Türkiye’yi şaşırttı… 40’lı yıllarda, Kayseri Tayyare Fabrikası, uçak yapma hedefiyle yola çıktı ve bu işte yol aldı ancak ne var ki, 50’li yıllarda Marşal Yardımı günlerine gelindiğinde bu fabrikanın kapısına kilit vuruldu, adı “Uçak Bakım” a dönüştü. Kayseri girişimcisi için “Tayyare Fabrikası”  örnek bir olaydır… 11.Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah Gül’ün babası, rahmetli Hacı Ahmet Hamdi Gül’ de uçak üreten bu fabrikanın torna ustalarındandır.

Sanayi nabzı Kayseri’de tıknefes atarken, 80’li yıllarda yaratılan “Hacılar Sanayileşmesi” kendi başına bir başka ekonomi hadisesidir. O denli önemlidir ki, ODTÜ’ de bir doktora tezine konu olmuştur.

Nihayet, Kayseri’ linin birbirine tutkunluğu, iki Kayseri’ linin bir araya geldiğinde ulusal sporumuz olan  “kasaba dedikodusu”   yapmak yerine, “şirket kurmasından” bilinir.

Bu anlamda çok bilinmez ama Erciyes Üniversitesi, üniversite ve sanayi işbirliğinde Anadolu’daki ilk ve iyi örneklerindendir. Eminim, yatırım yeri kararını Kayseri OSB olarak vermiş Hasbiotech, bu zihni altyapıdan az/çok, ama yararlanacaktır. Bütün bunlar bir yana, Kayseri’de açılacak ve orijinal ilaç üretecek, daha doğru ifade ile bio-benzer değil bir ‘bio-teknoloji üssü’ olarak Hasbiotech, Kayseri girişim dünyasına ve halkına hak ettiği yeni bir ‘öğünme hakkı” olanağı verecektir.          

“…Frenkçe bir deyiş, “Geleceği öngörebilmek onun yaratımında yer almaktır” diyor. 2023’ de inovasyonla bio-teknolojiye yönelmeyi hedef bilmiş Hasbiotech üretim ailesinin, bu yaratım sürecinde başarılı olması doğal. Hedef doğru olunca, üstünde yürüdükleri bu menzil onları bu hedefe nasılsa kavuşturacak, ben bu yolculukta onlara “uğurlar olsun” diliyorum.