Diyabetik Ayak Neden ve Nasıl Olur? Yaklaşım Tedavi Bakım

Şeker hastalığı (Diabetes Mellitus) tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de genel bir sağlık sorunudur. Ülkemizde 1997–1998 yıllarında yapılan TURDEP (Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalansı) I çalışmasında 20 yaş ve üzeri kişilerde şeker hastalığı görülme oranı %7.2 bulunmuşken, 2010 yılının sonlarına doğru sonuçları yayımlanan TURDEP-II araştırmasında aynı yaş grubunda şeker hastalığı bulunan kişi oranının %13.7′ye ulaştığı belirtilmektedir. Yapılan araştırmalar şeker hastalığı bulunanların yaklaşık %25′inin yaşamları boyunca ayaklarında yara açılması olasılığı bulunduğunu ve yine tüm şeker hastalığı bulunanlar dikkate alındığında bu hastaların %10-15′inin ayaklarında halen yara bulunduğunu göstermektedir. Şeker hastalığına bağlı ayak yaraları, bu hasta grubunun hayat kalitesinin bozulmasına, çoğu kez çeşitli düzeylerde ayak kaybına (ampütasyona) ve yüksek tedavi maliyetlerine yol açmaktadır.

Şeker hastalarında ayak yaralarının meydana gelmesinin iki önemli nedeni vardır. Bunlar, sinir dokularındaki uyarı bozukluğu (nöropati) ve kan dolaşımı bozukluğudur (vasküler yetmezlik).

Neden ve Nasıl Olur?

Sinir Doku Bozukluğu: Yüksek kan şekeri nedeniyle sinir hücresi içine hücrenin yıkma kapasitesini aşacak şekilde çok fazla miktarda giren şekerin yakılamamasına bağlı şeker ve onun yan ürünlerinin birikmesi sonucu sinir hücrelerinin iletisinde bozulmalar meydana gelir. Bu bozulma kendini üç şekilde gösterir.

  • Ayak kaslarını uyaran sinirlerin bozulması ile ayakta şekil bozukluğu meydana gelir ve vücut ağırlığı ayakta dengeli bir biçimde dağıtılamaz. Buna bağlı olarak ayağın bazı bölgelerine fazla miktarda yük (basınç) binerken bazı bölgelerine ise daha az yük biner. Fazla yük binen ayak bölgesinde zamanla nasırlaşma oluşur ve bir süre sonra bu bölgelerde nasır altında yaralar oluşur
  • Ayağın ağrı, sıcak-soğuk hissini algılayan sinirlerde bozulma sonucunda bu hastalar ayaklarını soğuk hissederler ve ayrıca acı hisleri de ortadan kalktığından ayaklarında oluşan yaraları, ayağa batan sivri cisimleri, ısıyı algılayamazlar.
  • Derinin sürekli nemli kalmasını sağlayan deri altı salgı bezlerini uyaran sinirlerde bozukluğa bağlı olarak şeker hastalarının derileri kurudur ve bu da deride çatlaklara yol açar. Bu çatlaklar oluşacak yaraların ilk göstergeleridir. Bu çatlaklardan giren mikroplar deri ve onun altındaki dokularda kolaylıkla infeksiyonun gelişmesine neden olur.

Ayaklarda sinir hasarı var ise en sık görülen belirtiler;

  • Ayaklarda his yokluğu
  • Ayakta uyuşma, karıncalanma

Kan Dolaşım Bozukluğu: Şeker hastalarında yüksek kan şekeri düzeyi kan damarlarının yapısını ve işlevini bozar. Yüksek kan şekeri ile birlikte damar içerisinde plak oluşumları meydana gelir ve buna bağlı olarak periferik arter hastalığı denilen durum oluşur. Damar içerisinde plak oluşumu ve azalmış kan akımı nedeni ile beslenmesi kötü olan dokularda yetmezliğe bağlı olarak iskemik yaralar meydana gelir.

Damarlarda tıkanma olursa belirtiler şu şekildedir;

  • Ayakta soğukluk
  • Ayak kıllarında azalma/kaybolma
  • İstirahatte iken ağrı
  • Ayakta kalıcı kızarıklık
  • Kangren
  • Ayak parmaklarında, ayak kenarında, topukta ülser oluşması

Yaklaşım

Şeker hastasının ayak yarası değerlendirilirken yaranın süresi, genişliği, derinliği, infeksiyon varlığı dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir. Ayrıca hastanın şeker hastalığına bağlı diğer bozukluklarının olup olmadığı (böbrek yetmezliği, gözlerde görme kaybı vb.) mutlaka kontrol edilmelidir.

Tedavi

Şeker hastalarının ayak yaralarının başarılı tedavisi risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile başlar. İlk olarak hastanın kan şekeri düzeyinin mutlaka düzenlenmesi gerekmektedir. Yarada infeksiyonunun değerlendirilmesi dikkatli bir şekilde, sistematik olarak yapılmalı, infeksiyon varlığında bu infeksiyonun kemik dokuya ilerleyip ilerlemediği kontrol edilmeli ve yine infeksiyon varlığında uygun antibiyotik tedavisi hekim önerisi doğrultusunda başlanmalıdır. Ayrıca gerekli görüldüğü takdirde ayakta kan dolaşımını sağlamak için by-pass işleminin yapılması uygulanacak tedavinin başarı şansını artıracak yaraların daha hızlı olarak kapanmasını sağlayacaktır.

Bunlarla beraber yarada bulunan ölü dokuların uzaklaştırılması ve pansuman işlemi diyabetik ayak yaralarında önemli ve göz ardı edilemeyecek bir unsurlardır.

Diyabetik ayak yaralarının tedavisi için yara içerisine epidermal büyüme faktörü, yara örtüleri, hiperbarik oksijen tedavisi ve vakum destekli kapama tedavisi gibi yara bakım tedavileri de kullanılmaktadır.

Bu yara bakım tedavileri içinde son yıllarda birçok ülkede diyabetik ayak yaralarının tedavisinde injeksiyon yöntemi ile yara içine uygulana Epidermal Büyüme Faktörü diğerlerinden farklı olarak sadece diyabetik ayak yaraları için uygulanan bir tedavi yöntemidir. Yara içine uygulanan Epidermal Büyüme Faktörü ile yapılan klinik çalışmaların sonuçlarının yayımlandığı birçok bilimsel makalede bu tedavinin şeker hastaların ayak yaralarının tedavisinde başarısı kanıtlanmıştır.

Bakım

Şeker hastalığı tanısı her kişi ileride diyabetik ayak yarası açılmaya aday hastalardır. Bu nedenle bu hastaların yara açılmasını önlemek için ayak bakımı ve ayaklarının korunması yara tedavisinden çok daha kolay ve ucuz bir yöntem olarak kabul edilmelidir. Bunun için yapılması gerekenler:

  • Ayaklar her gün ılık suyla yıkanmalı; yumuşak bir havlu ile parmak araları dahil özenle kurutulmalıdır.
  • Ayaklar kremler ile nemlendirilmelidir. Bunun için en uygun ve ucuz yöntem ayakların her akşam vazelin ile nemlendirilmesidir.
  • Çıplak ayakla evde veya dışarıda kesinlikle dolaşılmamalı, kullanılan ayakkabı ve terlikler çok bol ya da çok dar olmamalıdır.
  • Ayaklar, bir ayna yardımıyla olası kesik, yara, mantar ve kabarcıklar oluşma ihtimaline karşı kontrol edilmelidir.
  • Nasırlar ve ölü dokular kesilmemeli, nasır bakımı uzman kişilerce yapılmalıdır.
  • Ayaklar üşüdüğünde herhangi bir ısıtıcıya ya da sıcak cisme yaslayıp ısıtılmamalı, bunun yerine yün çorap giyilmelidir.
  • Ayak tırnakları, düz, köşeleri yuvarlak şekilde kesilmelidir.
  • Ayakkabıların içi giyilmeden önce dikkatlice kontrol edilmelidir.
  • Ayakkabı çorapsız olarak giyilmemelidir.
  • Rahat, yumuşak, deri tabanları kalın ve dikişsiz ayakkabılar seçilmelidir.
  • Bayanların yazlık ayakkabıları önlerden kapalı olmalı, parmak arası sandaletler tercih edilmemelidir.
  • Kesinlikle sigara ve alkol kullanılmamalıdır.